Bugün sizlere maalesef yine Türkler'e yapılan bir sürgün ve soykırım olayından bahsedeceğiz.Yüzyıllarca hükmettikleri topraklara adalet ve hoşgörü getiren Türk devletleri bu topraklardan ayrılınca geriye kalan soydaşlarımız çok acıdır ki aynı hoşgörüyü hakim devletler tarafından görmemiştir ve hunharca ve canice katliamlar ve sürgünler yaşamıştır.
Bunun bir örneği de KIRIM TATARLARI'NA uygulanan sürgün ve katliamdır.1783 yılında Kırım'ın Rus İmparatorluğunca ilhakıyla birçok
kez Rus devlet adamları tarafından sürgün kararı konusunda görüşülmüştü. II.
Dünya Savaşı'nın 1941 - 1944 yılları arasında Alman işgali altında olan
Kırım'da, Kırım Tatarlarının bu zaman içerisinde Almanlar ile "iş
birliği" içinde olduğu gerekçe gösterilerek 1944 yılında Sovyet hükûmeti
tarafından toplu sürgün kararı çıkarıldı.
1941, 1942 ve özellikle 1944 yıllarında SSCB yönetiminin
kararıyla "Nazilere yardım etmeleri dolayısıyla" Almanlar, Ermeniler,
Bulgarlar, Yunanlar, İtalyanlar, Macarlar ve Rumenler gibi Kırım Tatarları da
Kırım’dan sürgün edildiler.
Sürgünün büyük kısmı, 18 Mayıs 1944 tarihinde tüm Kırımlı
yerleşim yerlerinde başladı.[4] Eyleme 32.000'den fazla NKVD(İçişleri Halk
Komiserliği) birliği katıldı. Toplamda 193.865 Kırım Tatarı sürgün edildi.
151.136 kişi Özbekistan SSC'ye, 8.597 Mari ÖSSC'ye, 4.286 Kazakistan SSC'ye,
geriye kalan 29,846 kişi ise Rusya SFSC'nin çeşitli oblastlarına sürgün edildi.
Mayıstan 10 Kasım'a kadarki süreç içerisinde Özbekistan'a
sürülen Kırım Tatarlarından 10.105 kişi açlıktan ölmüştür. NKVD verilere göre
yaklaşık 30.000 (% 20) kişi, bir buçuk yıl içinde sürgünde öldü. Kırım Tatar
aktivistlerin verilerine göre ise nüfusun yaklaşık %46'sı bu zaman içerisinde
hayatını kaybetti.
Bize bugün demokrasi ve adalet dersi vermeye çalışan Avrupalı devletler ve Rusya önce kendi tarihlerindeki katliam ve soykırımlara dönüp bakmalı. Bugün hayatta olmayan milyonlarca insanımızdan -hiç olmazsa- özür dileme erdemi göstermelidir.